Hava ile karşılaştırıldığında karbondioksitin yoğunluğunun daha yüksek olması nedeniyle, yere ne kadar yakınsa oksijen içeriği o kadar düşük olur. Enerji tasarrufu açısından bakıldığında, temiz hava sisteminin yere kurulması daha iyi bir havalandırma etkisi sağlayacaktır. Zemin veya duvarın altındaki hava giriş çıkışlarından verilen soğuk hava, zeminin yüzeyinde yayılır ve düzenli bir hava akışı oluşturur; ısı kaynağının etrafında yükselen bir hava akımı oluşarak ısıyı uzaklaştırır. Düşük rüzgar hızı ve hava akışı organizasyonunun düzgün türbülansı nedeniyle büyük girdap akımları oluşmaz. Bu nedenle, iç mekan çalışma alanındaki hava sıcaklığı yatay yönde nispeten sabittir, dikey yönde ise tabakalıdır ve katman yüksekliği arttıkça bu olgu daha belirgin hale gelir. Isı kaynağının oluşturduğu yukarı doğru yükselen hava akımı sadece ısı yükünü uzaklaştırmakla kalmaz, aynı zamanda çalışma alanındaki kirli havayı odanın üst kısmına taşır ve bu hava odanın üst kısmındaki egzoz çıkışından dışarı atılır. Alt kısımdaki hava çıkışından çıkan temiz hava, atık ısı ve kirleticiler, kaldırma kuvveti ve hava akışı organizasyonunun itici gücüyle yukarı doğru hareket eder; bu nedenle yerden beslemeli temiz hava sistemi, iç mekan çalışma alanlarında iyi bir hava kalitesi sağlayabilir.
Yeraltı hava beslemesinin avantajları olsa da, belirli uygulama koşulları da vardır. Genellikle kirlilik kaynakları ve ısı kaynaklarıyla ilgili yerler için uygundur ve zemin yüksekliği en az 2,5 metre olmalıdır. Bu durumda, kirli hava kaldırma kuvvetiyle kolayca uzaklaştırılabilir; ayrıca odanın tasarım soğutma yükü için de bir üst sınır vardır. Araştırmalar, büyük ölçekli hava besleme ve dağıtım cihazları için yeterli alan varsa, oda soğutma yükünün 120 W/m²'ye kadar ulaşabileceğini göstermiştir. Oda soğutma yükü çok büyükse, havalandırmanın güç tüketimi önemli ölçüde artar; arazi kullanımı ve dış hava besleme cihazları için alan arasındaki çelişki de daha belirgin hale gelir.
Yayın tarihi: 28 Kasım 2023